Haha, çok şatafatlı bir başlık, öyle değil mi? Adeta adına kitap yazılası.
Ama bahsedeceğim şeyin kan ile çok az alakası var.
Neyse..
Bugün yeni bir şey daha öğrendim sanırım. Daha büyümediğimi.
Bundan önce küçüklüğümü özlediğimden bahsetmişim, aslında büyümemişim, bana şeker ve balonlar getirin!
Bir insandan bir şeyler ümit edersiniz, o insan size ihanet eder, siz hala ümit edersiniz, o insan sizinle konuşmaz; yüzünüze bile bakmaz artık. İntikam ateşiyle anıp tutuşursunuz. Hem de nasıl, içiniz içinizi yer, biraz huzur için ve.. o kişiye aynı duygunun bir kaç kat daha kötüsünü yaşatmak amacıyla.
O olayı gördüğünüz anda gerçekleşir bunlar. Biraz terlersiniz, ama vücudunuzdan değil, alnınızdan.
Soğuk ter damlaları dökülürken alnınızdan, gözleriniz kısılır, kan dolaşımınız hızlanmış, ve hızlı hareket etmeye başlamışsınızdır. Şuurunuzu kaybedip biraz saçma hareketlere ve üzüntünüzü belli etmemeye çalışırsınız. Ama "intikam" diyordur beyniniz, hatta kalbiniz bile. Gidip o kişiye saldırmak istiyorsunuzdur, şuursuzca.
Mantığınız yokolmuştur, o kadar değişmişsinizdir ki; adeta fiziksel olmayan bir metamorfoz gibi.
İşte bunları tattım. Dayanıklı, ama küçük olduğumu öğrendim. Büyümemişim, nasır tutmalıymışım.
Bir dahaki sefere hazırlıklı olmak böyle bir şey olsa gerek...
-Nattfödd.
23 Kasım 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder