...ve işte yağmur gitmişti.
Nihayet ağacın altından çıkabilmişti. Paçaları çamur içinde, gitarı zedelenmiş olsa dahi.
Gökyüzüne ve dağlara bir baktı, yemyeşildi dağlar ve olabildiğine maviydi gökyüzü.
Elinde gitarıyla koşar adımlarla başka bir ağaç arıyordu, başka bir gece daha geçirebilmek için bir ağacın altında.
Bir ağaç gördü, ama ilerisinde de bir ışık. Bir kasaba görmüştü, ışıl ışıl. Oradan da gitar sesleri geliyordu. Durakladı. Ve gitarına baktı. Ardından gitti kasabaya, en iyi dostu gitarla.
Olmasa da 2 teli, yine de en iyi dostuydu gitarı. Canı pahasına koruyordu onu. Ve kasabaya girmeden önce son bir kere dokundu tahtadan ve soğuk gövdesine.
Kasabaya girdiğinde onu karşıladı ateşböcekleri. Ve başlıyordu işte ozanın garip serüveni...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder